Boşanma Kararı Verirken Çocuğunuzu da Düşünün!


Bir gün gelir büyük hayallerle girilen dünya evinden çıkma zamanı geldiğine karar verilir. Yalnız girdiğiniz o kapıdan çocuklarla çıkmak her zaman kolay olmaz. Eğer siz de boşanmanın eşiğinde bir çiftseniz, sadece kendinizi değil, çocuğunuzu da düşünmelisiniz!
Boşanma kararı her ne kadar iki kişi tarafından alınsa da, çocuklar da boşanmadan en az büyükler kadar etkileniyor. Kimi zaman tepkilerini ağlayarak, kimi zaman susarak gösteriyorlar. Onların küçük dünyalarında yaşadıkları büyük fırtınaları göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle ‘çocuktur anlamaz’, demek yerine, ister bebek olsun, ister ergen, onun duygu ve düşüncelerine de önem vermeli ve mümkünse boşanma kararını açıklarken belirli kurallara uymalısınız. PAN Psikiyatri ve Psikolojik Danışmanlık’tan Uzman Pedagog Nuray Erdemli Ülküsel, boşanma kararı alan çiftleri çok dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Ülküsel, “Boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini değerlendirirken yaş grubuna göre değerlendirmek çok önemli. Çünkü bebeklikte verilen tepkiyle ergenlikte verilen tepki aynı olmayabiliyor. Örneğin bebekken bir şey anlamaz diye düşünülüyor. Ama bu dönemde de çocuk, aileden birinin gittiğini, ebeveynlerden birinin başka bir yerde olduğunu fark ediyor” diyor.
Yaş grubuna göre tepkiler:
*0-2 yaş grubu:
Bu yaş grubundaki çocuklarda tepki, şiddetli ağlamalarla ortaya çıkabiliyor. Apati denilen, yüzde hiç ifade olmaması durumuna da rastlanabiliyor. Evde kalan ebeveyne aşırı düşkünlük olabiliyor. Bu durumla baş etmek için çocuk oyuncaklarına çok sıkı sarılıyor ya da tamamen oyunu reddediyor.
-Boşanma kararı çocuğa nasıl söylenmeli?
Genel prensip olarak çocuk asla boşanma kararını başkasından duymamalı. Mümkünse bu kararı, evlerinde, çocuğun alışkın olduğu ortamda, anne ve baba birlikte söylemeli. İlk kural bu olmalı. Anne ve baba herhangi bir nedenden dolayı kararı birlikte açıklayamıyorsa, çocuğa durumu anlatan ebeveynin arkasından diğer ebeveynin telefonla çocuğu araması ve çocukla konuşması gerekiyor.
-Nelere dikkat edilmeli?
Özellikle okul dönemine kadar olan çocuklarda çocuğun eski evinde kalması çok önemli. Eğer koşullar uygun değilse, taşındığı eve daha önce kullandığı mobilyaları götürmek doğru olur.
Yine bu dönemde bakıcı, okul gibi başka değişiklikler de yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Boşanma zaten büyük bir değişiklik, çocuğun aynı anda hepsiyle başa çıkması çok kolay olmuyor.
*3-6 yaş grubu:
Bu dönemde ağlama çok şiddetli oluyor ve regresyon denilen, gerileme belirtileri görülebiliyor. Parmak emme, emzik isteme, alt ıslatma ya da daha önce uyumak için kullandığı, yanından ayırmadığı bir oyuncağa tekrar bağlanma gibi terk ettiği herhangi bir alışkanlığa tekrar dönebiliyor. Uzman Pedagog Nuray Erdemli Ülküsel, bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Çocuklar daha önce anne ve babanın birlikte olduğu dönemde kendilerini daha güvende hissediyorlar. O döneme dönerek, aynı emniyeti yakalamaya çalışıyorlar.” Sorunla baş edebilme tepkisi, kız çocuklarında daha çok mastürbasyon yapmaları şeklinde kendini gösteriyor. Erkek çocuklarda ise saldırgan davranışlar görülebiliyor” diyor.
*6 yaş sonrası ve ergenlik:
Okul dönemindeki bilinçli çocuklarsa, ev içinde üzüntülü, sessiz, sakinken, okulda saldırgan, okuldan kaçan çocuklara dönüşebiliyorlar. Arkadaşlarıyla problem yaşayabiliyor ve okul başarısında hızlı bir düşüş olabiliyor. Anne ve babalar boşanmadan en az ergenlerin etkilendiğini düşünüyor ve çoğunlukla boşanmak için çocuğun büyümesini bekliyorlar; fakat boşanmanın ergenlikteki etkisi de oldukça şiddetli oluşabiliyor. Depresyona benzer tablolar gösterebiliyorlar. Okul başarısı düşüyor. Zaten ergenliğin üzerine bir de bu problemler geldiği zaman, uyuşturucu ve alkole yatkınlık görülebiliyor. Asilik, zaten ergenlik döneminde sıkça görülüyor ve bu tür bir durumla karşılaştıklarında, bu durum daha da büyük duygusal tepkilere yol açabiliyor. Ama bunlar olacak diye boşanmaktan vazgeçmek doğru değil. Yapılan araştırmaların hepsi, ev ortamındaki huzursuzluğun, çocuğu, dağılmış aile ortamından daha çok etkilediğini ortaya koyuyor.
*Boşanmanın etkilerini engellemenin yolu yok mu?
Aslında var. Boşanma sürecini anne ve baba çok iyi bir şekilde yönetirse etkiler en aza iniyor. Tepkiler her çocuk için farklı olsa da, her yaş grubuna göre değişse de, aslında genel kurallar var. Bu durumda yapılacak en doğru şey, boşanma kararını alan anne ve babanın mutlaka bir uzmandan yardım alması ve çocuğa nasıl yaklaşması gerektiğini öğrenmesi. Yaş grubuna göre adapte etmek gerekse de genelde verilecek mesaj aynı; “Biz evliliğimiz için böyle bir karar aldık, hiçbir zaman ayrılmayı düşünmedik ve bir çocuk sahibi olduk. Fakat şimdi aynı evde mutlu olmayacağımıza ve ayrı evlerde yaşamanın bizi daha mutlu edeceğine karar verdik. Onun için bundan sonra ayrı yaşayacağız. Ama ne olursa olsun biz senin her zaman annen ve babanız; sadece karı-koca olmayacağız” demek gerekiyor.
*Boşanma sonrasında anne ve baba birbiriyle görüşmeli mi?
Boşanma sonrasında anne, baba ve çocuk birlikte bir şeyler yapmalı deniyor. Fakat anne ve baba boşansa da, aradan uzun zaman geçse de, hatta başka birileriyle evlenseler de, çocuk hep bir gün onların barışacaklarının hayalini kuruyor. Bu nedenle, boşanmadan sonra eskiden olduğu gibi hep birlikte zaman geçirmek doğru değil. Özellikle boşanmanın ilk bir yılında anne, baba ve çocuk eski ilişkiyi devam ettirmemeli. Çocuk mümkün olduğunca onları birlikte görmemeli.
*Ne zaman bir uzmana başvurmak gerekiyor?
Boşanma sürecinde bir uzmanla görüşmekte fayda var. Bu görüşmede çocuğun olması şart değil. Önce anne ve babaya danışmanlık verilmeli. Eğer çocuk aşırı tepki vermediyse ya da çok ağlayıp, fazla tepki veriyorsa üç ayın sonunda hâlâ normal hayatını sürdüremiyorsa, okula gidemiyorsa, evde kalamıyorsa o zaman bir uzmanla görüşülmeli. İlk üç aydan önce, uzmana götürülmesine gerek yok. Ama çocuğun hayatını etkileyecek şeyler varsa, örneğin çocuk yemek yemiyorsa, bayılıyorsa, bu durumda tabii ki bir uzmandan hemen destek almak gerekiyor.
*Çocuğa güvende olduğu hissettirilmeli
Ayrılan anne ve babaların çocuklarının hepsi “Peki ben?” diye sormaya başlıyor. Her şey önceden planlanmalı. Çocuğun güvende hissetmesi için, durumun güven vermesi gerekiyor. Diğer ebeveyni hangi günlerde görecek, haftanın kaç günü orada kalacak? Bunların hepsi boşanma öncesinde belirlenmeli. Bunun için mahkeme kararını beklemeye gerek yok. 7-12 yaş dönemdeki çocuk, yeni bir eve gidecekse ya da çocuğun diğer ebeveynin evinde bir odası olacaksa, eşyalar çocukla beraber seçilebilir. Çocuğun orayı sahiplenmesi için kendinden de bir şeyler olmalı. Çocuklardan çok farklı sorular geliyor. “Geçen gün vazo kırmıştım acaba ondan mı oldu?” gibi sorular bile akıllarına gelebiliyor. Bu konuda çocuğu rahatlatmak gerekiyor. Boşanmanın onun suçu olmadığı, anne ve babanın kararı olduğunun anlatılması gerekiyor.
“Dikkat edilecek bir diğer nokta da, duygusallık. Özellikle anneler bu konuda daha duygusal oluyor. Ağlamak, sarılmak durumu daha da ağırlaştırıyor. Duyguları belli etmeden mesajı vermek çok daha faydalı. Fakat çocuğa ‘Bak sen kocaman adam oldun, bununla baş edebilirsin’ mesajını da vermemek lazım. Çocuk mutlaka bu durumdan etkilenecek ama en az seviyede nasıl etkileneceğini bilmek gerekiyor.”

Nilgün Yıldız / Formsante
KİM PSİKOLOJİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s