BİTME


Bitme, bak, içtim, yürüdüm, kederlendim
Denize girdim, üşüdüm, sana geldim.

Düş bitmeden sen bitme.
Bitmeden sevgi gitme…

Bitme! Bak, koştum, savruldum, hep örselendim.
Cıgara ziftlendim, ille de seni sevdim.
Uzaklarda öyle çok kederlendim.

Günler bitmeden bitme.
Bitmeden hasret gitme…

Bu yangın geceler, bu intihar.
Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar!
Bu dolunay gecenin göğsünü yarar.
Benim göğsümde de sana geniş bir yer var.

Düş bitmeden sen bitme.
Bitmeden sevgi gitme…

Yılmaz Odabaşı

Yitirdiğin Herşeyde…


Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var;
kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.
bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin… 

herkes birileriyle bir mutluluk düşü kuruyor;
o düşle ıslanıyor, o düşle uyuyup uyanıyorlar;

sonra düşleri de yakıyor günler.
bu kez yeni bir düş daha kuruyorlar;

sonra bir daha, bir daha!
bütün düşleri yakıyor günler.
yaşam yanıltmanın, insanlar yanılmanın ustası oldukça yine yeni düşler deniyor ve deneniyorlar… 

söyle senin yüzün nerede, yüzün?
nerede başlar bir aşk ve biter, nerede?
nerelere gömerim seni ben, nerelerde ölürsün oysa sen!
nerede, yüzün nerede?

işte bundan, coşkuyu sevmiyorum artık öyle kabara köpüre nehirler gibi; siz orada kalabalık ve kabarık kalın,
sağolun, yalnızlık iyi, yalnızlık iyi…
yalnızdım, üşüyordum ey özlem!
beni bir gün belki bu özlem öldürecekti.
ölecektim bir gün erken, belki kederden.
yakın o gün! beni yakın! savrulup aksın küllerim dicle nehrinden…

Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın, vazgeçme

Ve unutma: Senin hayallerin olmazsa, Başka birinin hayali olamazsın asla.

Yılmaz Odabaşı