Mikonos – Santorini gezisi 2


Santorini

Yaklaşık 6 saatlik bir yolculuktan sonra gezimizin 2. durağı olan Santorini’ye ulaştık. Bu arada gemi seyahat halindeyken free shop ve casino’nun açık olduğunu belirtmeliyim. İsteyen alışveriş yapıp oyun oynayabilir. Limanlara yanaşıp demirlediğinde kapanıyor.

Santorini aynı fotoğraflarda gördüğünüz gibi limanın oldukça yukarısında dik kayalıkların tepesine kurulmuş Thira (Fira) şehrinin güzel görüntüsüyle bizi karşıladı. Yine açıkta demirledik ve bizi almaya gelen motorlarla limana indik. Buradan yukarı çıkmak için üç yol var. İlki çaprazlama çıkan merdivenler. Yürüyerek 600 geniş basamak olduğu söyleniyor.İkinci yol buradan eşeklerle çıkmak. Bunda da dönemeçlerde eşeklerin sıkışabildiği ve tehlikeli olabileceği anlatıldı. 3. ve en sağlam yol ise dimdik çıkan teleferik. Biz teleferiği tercih ettik. Ücreti 6 €. Bu arada limanda kuzeydeki Oia (İa) köyüne gitmek için tekne seferlerinin de olduğu, oradan dolmuşla Thira’ya dönecek şekilde turun 15 € olduğunu öğrendik.

Teleferikle yukarı çıktıktan sonra kenti uçurumun kenarından çepeçevre saran dar yolda uzun bir tur yaparak manzarayı seyredebiliyorsunuz. Ama yol çok uzun ve çoğu yeri yokuş. İnsanın gerçekten nefesini kesiyor. Santorini ortada çok büyük bir volkan patlaması sonucu oluşmuş büyük ada ve çevresinde birkaç adadan oluşmuş bir adalar topluluğu bulunuyor

Galeriyi daha iyi görebilmek için resimlerin üzerine tıklayabilirsiniz.

Thira’nın dolambaçlı yollarında birkaç tur attıktan sonra otobüs durağı bulduk ve gelen ilk otobüsle Oia’ya doğru yola çıktık. Yaklaşık yarım saat süren ayakta, sıcak ve yorucu bir yolculuktan sonra köye vardık. İlk baktığımız serinleyebileceğimiz bir plajdı ama maalesef yok. Heryer yine kayalık ve denize dik iniyor. Burada görebileceğimiz tek şey mavi kubbeli kiliseler ve küçücük tarihi kalesi. Yine bol bol yürüyüş, sıcak ve sonuç amele yanığı.

Bu kadar yeter deyip birkaç kez sokaklarda kaybolup uzunca aradıktan sonra otobüslerin kalktığı yeri bulduk ve yine ayakta Thira’ya döndük. Otobüs 1,80 €. Karnımızı internet, tuvalet ve uygun fiyat bulunan tek yer olan Mc Donald’s ta doyurup yine otobüsle hiç olmazsa biraz serinlemek için plaja gitmek üzere yola çıktık.

Perivolos beach
Santorini gece

Adanın güneyinde 3-4 plaj var. Hepsi volkanik kumlarla kaplı. Biz siyah kumlu Perivolos’u tercih ettik. 20 dakikalık 2,40 € tutan yoldan çok hoş bir plaja geldik. Gerçekten bu yorucu günün sonunda 1-2 saatte olsa bizi dinlendiren yer oldu. Ve artık dönüş zamanı yaklaştığı için geri yola çıktık.

Dönüş yolu gece ve 12 saat süren, şovlar, disko, yarışmalarla geçen bol eğlenceli, gerçekten geminin tüm konforunu bize yaşatan bir yolculuk oldu. Dayanamayıp uyuduğumuz 3-4 saatten sonra sabah 7 de gözlerimizi Çeşme limanında açtık.

Son söz olarak tüm geziden arta kalan izlenimimiz Yunanlıların turizm pazarlama işini çok iyi yaparak, ülkemizde çok daha güzellerini görebileceğimiz yerlere milyonlarca turisti çekmeyi başarmaları, ve bir de harika geçen Celestial Nefely gemi yolculuğu.

Mikonos – Santorini gezisi


Yunan adalarını dolaşmaya bu iki ünlü ada ile devam ettik ve izlenimleri size de fikir verebileceği düşüncesiyle paylaşmak istedim.

Öncelikle gezi hazırlıkları ile başlamak en doğrusu. Pasaportlarınızın en az 6 ay süresi olması gerekiyor. Vizesiz turlarda ki çok kısa bir süre için açılıyor vizesiz dönem, yine de vize için istenen evrakları elde hazır tutmak akıllıca olur. Normal pasaportlu vatandaşlar için hemen hiçbirşey gerekmiyor. Bazen SGK hizmet dökümü sorabiliyorlar. Yeşil pasaportlu çalışanlar aktif devlet görevindeyse hem kendisi hem de yeşil pasaportlu yakını için kurumundan yurtdışı çıkış izni alması gerekiyor. Özel çalışıyorsa buna SGK hizmet dökümü ekleniyor. Yeşil pasaport emekliler için birşey gerekmiyor.

Biz iki gecelik bir tur ile gittik. Gemimiz herşey dahil, içecek paketi tam olacak şekilde hizmet veriyordu. Kamara seçiminde çok seçici davranmadık, çünkü sadece yatmak için kullandık. Buna rağmen kamaramız çok konforluydu. Biniş işlemleri çok kısa sürede tamamlandı ve kamaralarımıza yerleştik. Hemen arkasından bar ve yüzme havuzu dolmaya başladı, ancak gemi kalkmadan hepimizi alarm toplanma yerlerine davet ettiler ve eğitim toplantısı yapıldı.

Toplantıda herhangi bir alarm durumunda neler yapılacağı, can yeleklerinin kullanımı vs konularda bilgi verildi ve ardından serbest zaman başladı. Önce toplu halde verilen Santorini – Mikonos tanıtım gösterisinden sonra Mikonos’a doğru 6 saatlik yolculuk yemek, havuz başı, eğlenceler, barlar ile hızla akıp gitti. Akşam saatlerinde Mikonos limanına yanaştık.

MİKONOS

Mikonos

Liman büyük gemilerin yanaşmasına elverişli olmadığı için açıkta demirliyor ve motorlarla kıyıya çıkılıyor. Her 20 dakikada bir gemiyle liman arasında motor seferleri var. Biz bayağı bir sallandık motorda ama tekne kaptanları gerçekten usta. Mikonos’a inince ne yapılabilir ona baktık. Şehrin daracık, bembeyaz duvarlı evlerle sarılmış sokaklarında dolaşıp tanımak, Little Venice denen sahile sıfır kafeteryalarda oturmak, ünlü yel değirmenlerini görmek, şaşaalı beach partilere katılmak planlanabilir. Ancak süre kısıtlı olduğu için (6 saat) beach partileri ve katılan ünlüleri, eğlenceyi görme işini başka bir zamana bıraktık. Çünkü partiler saat 23 ten sonra başlıyor, bizim o kadar vaktimiz yoktu. İki ünlü plaj var, biri paradise beach, tanınmış isimler burada, orası kesmezse süper paradise beach ki burası da gay ağırlıklı. Şehir merkezinin üst kısımlarından yel değirmenlerinin ilerisinden otobüsler kalkıyor. Eğer dilerseniz aynı bölgede kiralayabileceğiniz yüzlerce ATV ve motosiklet var.

Limandan şehrin ara sokaklarına dalıp biraz kaybolduktan sonra güneş batmadan yel değirmenlerinin olduğu tepeyi bulduk. Evet görüntü çok güzel,ancak abartılacak bir yanı da yok. Türkiye’de bolca rastlanabilir.

Little Venice

Zaten her iki ada da o kadar müthiş yerler değil, ama olağanüstü pazarlama bunları dünya çapında turizm merkezleri haline getirmiş. Burada zaman geçirdikten sonra hava da karardığı için Little Venice bölgesine geçtik ve yüzümüze çarpan deniz damlacıklarına karşı biralarımızı söyledik. Bu bölge deniz kenarında kayalıklar üzerine inşa edilmiş 4-5 birahane ve ardından az miktarda evden oluşuyor, dediğim gibi başka hiçbir özelliği de yok. ( Ya da biz göremedik) Burada geçen süreden sonra yine sokakları turlamakla devam ettik. Çok kalabalık ve Türkler çok fazla. Akşam olunca tüm dükkan sahibeleri tuvalet ve pür makyaj ile kapı önlerine çıkıyorlar. Daracık sokaklarda birkaç tur ve küçük alışverişlerden sonra ünlü gay barlarını da dışarıdan şöyle bir görüp geç olduğu için gemiye geri dönmeye karar verdik. Ama aklımız da beach partilerde kaldı.

Santorini sonraki yazıya kaldı. Buradan devam edebilirsiniz.