Akrep Gibisin


nazimakrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

Nazım Hikmet, 1947

Bir Fotoğrafa


laelindaart600hm7Karşımdasın işte…
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi…

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tır..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim…

Kız kulesinden bir hikaye


1827 yılında Almanya’nın Brandenburg kentinde Karl adında bir çocuk dünyaya gelir. Babası müzik öğretmeni olan Karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir Fransız yetimhanesine gönderilir.
Daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. Hamburg’tan kalkan bir gemiyle İstanbul’a giderken henüz 12 yaşındadır. Gemi İstanbul’a geldiğinde denize atlayan Karl, Kız Kulesi’ne yüzerek kaçar. Kendisini kurtaran Kız Kulesi’nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler.
İki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. Ama Osmanlı sadrazamı Ali Paşa sorunu çözer ve Karl’ı korumasına alır. Karl Mehmet Ali adı alır. Mehmet Ali, Kırım, Bosna ve Karadağ savaşlarından sonra 2. Abdulhamit döneminde paşa ünvanını alır. Mehmet Ali Paşa, 1878 yılında imzalanan Berlin Antlasması’nda Osmanlı’yı temsil eden üç kişiden biri olur.
Almanca,Fransızca,Yunanca, Farsça ve Arapca dillerinde şiirler yazan Mehmet Ali Paşa’nın dört kızı olur. Paşa’nın Leyla adındaki kızının da bir kızı olur; Celile. Celile bir erkek çocuk doğurur: Şair Nazım Hikmet!
Görüldüğü gibi Karl’dan Nazım’a uzanan hikayenin gösterdiği, Kız Kulesi’nin her zaman hikayeleri vardır. Eger Kız Kulesi Karl’ı kurtarmasaydı, Nazım olmayacaktı.

Ben sana küstüm


KÜSMEK nedir bilir misin ,.?
Küsmek DÜRÜST’ LÜKTÜR ,…
Çocukçadır ve ondan dolayı SAF’ TIR ,…
YALANSIZ’ DIR ,…
Küsmek ; SENİ SEVİYORUM’ dur ,…
Vaz geçememektir.
Beni anlatır KÜSMEK ,..
KIZDIM ama hala buradayımdır , gitmiyorumdur , gidemiyorumdur ,…
KÜSMEK ; nazlanmaktır , yakın bulmaktır , benim için değerlisindir ,…
KÜSMEK ; sevdiğini SÖYLE demektir ,… Hadi ANLA demektir ,…
KÜSMEK ; umuttur , acabaları bitirmektir , emin olmaktır ,…

Yani, diyeceğim o ki :
BEN SANA KÜSTÜM ,…!!!

Nazım Hikmet

Bugün Pazar…


Yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
bugün pazar
daha uyanmadı komşular
damların üzerinde kuşlar
daha rahatlar
radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
daha uyanmadı komşular
bugün pazar
ve ben seni çok özledim

Özlemek ne demek?


Geceye ay düşer, aklıma gözlerin….
Bu nasıl özlemek ?
Özlemek ne demek….
Ucu bucağı yok, dibi sonu, yok koyusundan özledim…
Fırtınalar koparıyor gözlerim, ve gözlerin aklıma mühür….
Özlemek ne demek?
En delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kár
ÖZLEDİM…

Nazım Hikmet

Saçlarını Zindan Zindan Sal Bugün

Bu sevda aklımı baştan alalı
Bir hırçın denizim deli dalgalı
Bir Yunus ol göğsü pul pul kınalı
Gözlerime birer birer dal bugün

İç çekelim kör düğümlü yollara
Ya benim ol ya benimle öl bugün
Hıçkıralım boşa geçen yıllara
Yanağımı kirpiğinle sil bugün

Ya başlayıp yeni baştan sevdaya
Yanakların pençe pençe gül bugün
Kıralım kalemi nankör dünyaya
Ya başlangıç ya son olsun gel bugün

Orhan Seyfi Şirin