Martı ve Deniz


Deniz martının kulağına eğildi;
”Yapma” dedi ve ekledi;
”Maviliğime aldanıp, dalma sularıma, balık yaşamıyor içimde artık.”
Tebessüm etti Martı.
… ”Sadece balık için mi dalıyorum sanıyorsun maviliğine?”
”Ya neden?” diye sordu Deniz.

“Sen ve ben” dedi martı;
”Bir çok aşığın fotoğraflarında aynı karede yer alıyoruz.
Bir çok ayrılanın sakladığı resimlerde de…
Balık yok diye seni terketsem, o fotoğrafları da terketmiş olmaz mıyım?”

”Ben açlığa ayıp olmasın diye değil,
Aşk’ a ayıp olmasın diye hâlâ sendeyim!” …

Deniz martıya küsmez, martı da denize. Birbirlerine ne kadar kızsalar da, umutsuzluk hissetseler de ayrılmazlar, başka denizler ve başka martılar ikisinin de aklına gelmez. Gelmemeli de…