DEVLETTEN İMPARATORLUĞA GİDEN YOL


tumblr_mkgyw0DXzT1qi4unao1_500Sultan 2. Mehmet, 6 Nisan 1453 tarihinde İstanbul kuşatmasına başladı. Osmanlı ordusu kenti karadan ve denizden kuşatma altına alırken, ordu surlarda gedikler açtıkça Bizanslılar surları yeniliyor, Türklerin şehre girişine izin vermiyordu. Osmanlı donanmasının da Bizans’a yardıma gelen Ceneviz ve Venedik gemilerine engel olamaması savaşın seyrini değiştirmeye başladı. Haliç ile Karaköy arasına çekilen zincirden ötürü Osmanlı donanmasının Haliç’e girememesi savaşın seyrini Osmanlı aleyhine çeviriyordu. Bu gelişmeler üzerine Sultan 2. Mehmet, 21 Nisan’ı 22 Nisan’a bağlayan gece 72 parça kadırganın karadan yürütülerek Haliç’e indirilmesi emrini verdi. Dolmabahçe üzerinden Haliç’e indirilen gemilerle savaşın seyri değişmeye başladı.

Bir gece içerisinde donanma Haliç’e indirildi. 22 Nisan’da donanma Haliç’ten ateşe başladı. Bizans Başkumandanı olan Giustiniani ise, donanmanın Haliç’e indirilmesine inanamıyordu. Osmanlı Donanması’nın Haliç’e indirilmesi ile birlikte savaşın seyri Osmanlılar’a döndü. Sultan 2. Mehmet, 29 Mayıs’ta büyük taarruz için emir verdi. 29 Mayıs’ta günün ilk ışıkları ile başlayan taarruz sonucu, Ulubatlı Hasan’ın Bizans Surları’na çıkarak Osmanlı sancağını dikmesi ile Osmanlı ordusu moral kazandı. Konstantinopolis, 29 Mayıs 1453’te Sultan 2. Mehmet’in önderliğindeki Osmanlı birliklerine teslim oldu.

AŞK


418401_336712103017197_2097742034_nŞimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

Cemal Süreya

İzmir


IzmirDardır sokakları, serseridir bu şehrin çocukları.. İzmir kardeşliktir; bize gidelimdir, bizde yiyelimdir, bizde kalalımdır.. Bende para var oğlum sen geldir.. Beraber dayak yiyip kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır.. Sevgidir İzmir.. İstanbullu gibi denizini boğazını değil, sebepsiz yere seversin İzmir’i.. Tıpkı anneni sever gibi karşılık beklemeden.. Annelerin oğullarını gönderirken “dikkatli ol oğlum” değil de, “kimseye bulaşma oğlum” dediği yerdir İzmir.. “Yanında kız arkadaşı var, boşver”dir İzmir.. İçindeki Anadolu hamurunu kaybetmeyen tek büyük şehirdir.. İşte bu yüzdendir ki; sizin orada dost dediklerinize, biz İzmir’de “Birader” deriz.. Çoğu şarkı İstanbul’u anlatır, çünkü “İZMİR ANLATILMAZ YAŞANIR”…

Orhan Veli Kanık’ ı anıyorum


Tüm yapıtlarıyla büyük şair Orhan Veli’ yi ölüm yıldönümünde anıyorum

İstanbul’da Boğaziçi’nde
Bir garip Orhan Veli’yim
Veli’nin oğluyum
Tarifsiz kederler içindeyim…

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.