Kaçmak


Aşk yada yaşam benzerdir aslında. Hatalarda olacaktır illaki. Nasıl sen hayatındaki hatalardan ders çıkartıyorsan yada en azından çıkartmak için çaba sarf ediyorsan, aynı şekilde aşktan / aşklardan da ders çıkartmasını bilmelisin. Dediklerini yutabilmektir hayat, bazen sadece kaçmayı düşünürken yaptığın hatalardan. Ve aşk da yaşadıklarını unutabilmektir uzaklaşmaya çalışırken cehenneminden. Eğer yeni hatalara ve yeni cehennemlere hazır olduğunu hissedersen de, düşünmeden dalmalısın derinliklere doğru. Çünkü sen insansın. Hatalardan ibaretsin, belki de zaten hatalı üretimsin. Mükemmel değilsin, olmayı da hiç düşünmemelisin. Ancak o zaman senin mükemmel olduğunu düşünen birilerine denk gelme ihtimalin artacaktır. Ve sen sen ol ona ya da onlara cehennemi yaşatmamaya çalış. Hatalarını hoşgörmeye çalış. Ve onların da en az senin kadar insan olduklarını hatırlamaya çalış, ki sana tekrar hatırlattıklarında daha rahat kurtarabilesin kendini. Kaçtığın kadar, kaçmak istediğin kadar hatalarından ve aşklarından, onların da kaçmalarına izin ver. Uzaklaşmalarına, kendilerini bulmalarına. Böyle olgunlaşacak ruhun zaman içinde, böyle olgunlaşacak ilişkilerin insanlarla.

ZAMANI GERİ DÖNDÜRDÜM…


Zamanı geri döndürdüm ve ne kadar çok insanın umutlarını kırdığımı, onları nasıl da çaresizce bir bekleyiş içine ittiğimi gördüm. Ve üstelik bunu onlara gelecek için hiçbir umut bırakmamacasına yaptığımı düşündüğüm halde. Halbuki onlara tekrar rastladığımda bu sefer, hala bıraktığım yerdeydiler. Biraz kırgınlık belki, biraz solgunluk yüreklerinde… Çokça bana ve olanlara karşı duyulan hayal kırıklığını hissettim beyinlerini okumaya çalıştığımda. Ama yine de bir umut parıltısı dolaşıyordu bakışlarında, sözlerinde; “yine, yeniden olur mu” anlamını taşıyan.
Daha önemlisi, bana olan sevgilerini hiç yitirmediklerini, bitirmediklerini, bitiremediklerini gördüm. Bunu istemediklerini de. Ama kurtulmaya ve unutmaya çalışmıştı çoğu açıkçası; kendilerini korumak uğruna, başka dostluklar, başka arkadaşlıklar kurup, bir nebze olsun uzaklaşabilmek için benden. Fakat hemen hepsi de bunda başarısız olup kafalarındaki “ben” den vazgeçemediklerini hissetmişti. Kimisi ise hiç bunlarla uğraşmayıp, sadece beni sevmeye devam etmişlerdi, başka alternatifleri olsa bile bir sürü, benden yana hiç umutları olmasa da. Ve hepsi de çevremdeydiler aslında, hiç uzaklaşmamışlardı, ben onları orada farketmesem de…
Düşündüm, çok düşündüm… Neden, nasıl olup da bu kadar insanı kırıp dökmüştüm; hayallerini bir çırpıda yıkmış, onları umarsızca bir kuyunun karanlıklarına itmiştim? Bir umut uğruna, bir insan uğruna, onu değiştirebilmek, onunla mutlu olup bir ömür birlikte huzurla yaşamak uğrunaydı, evet. Herşeyden vazgeçmiştim, daha da vazgeçerdim onun için. Değer miydi? O zaman için evet. Herşeye değerdi… Ama şimdi? Asla değmezmiş, ve benden aldığı huzuru başkalarında kaybetmesi için beddualar okuyarak hayatımdan yolladığım o insan müsveddesinin bana ne kötülükler ettiğini, tüm birliktelik boyunca yalanlarıyla gözümü nasıl da kör ettiğini farkederek bu günlere gelmek ne zormuş…
Hepsinden, yüreklerini kırdığım döktüğüm, hayallerini paramparça ettiğim o insanların, beni aradan geçen bunca zamana rağmen nasıl safça, temizce sevdiklerini gördükten sonra, hepsinden özür dileyerek; hepsine derin ve pişmanlıkla dolu bir hoşgeldin dedim. Ve hiçbiri de beni kırmadı, yüreklerini açtı, aynı bıraktıkları yerdeki gibi beni sevdiklerini gösterdiler. Mutluluk kaynağım, benim yüreğimin, hayatımın önemli bir parçası olmaya soyundular yeniden.
Bense, bunca geçen olaydan sonra insanlara kaybettiğim güvenimi onlarda bulacağımı bilerek, tertemiz sevgilerine yüreğimin yettiği kadar karşılık vermeye başladım. Hoşgeldiniz eski dostlarım, yoldaşlarım, arkadaşlarım, sevgililerim… Hepinizi de gerçekten çok seviyorum, inanıyorum. Sizi bir daha boş ve değmeyen bir umut uğruna kırmamaya kararlıyım. Ve inanın bu yaptığımın cezasını çok ağır biçimde ödedim. Ve yine, hoşgeldiniz yeni dostlarım, hayatıma yeni katılan güzel insanlar. Merak etmeyin, kırık bir yüreğin kalıntıları üzerine gelmediniz. Onu tamir etmek gibi, yaralarını sarmak gibi bir sıkıntınız olmayacak. Çünkü bu yürek şimdi sapasağlam ve en güçlü haliyle sevgisini size açtı. Demiştim ya, bir daha asla kimseyi gözpınarlarıma ekip gözyaşlarımla sulamayacağım içimde büyümesi için. Sevgi karşılığı benden bulacağınız en az, en az o kadar sevgi dir…