manastırlı hilmi bey’e birinci mektup


trenİşte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben
işte şu begonya, işte yalnızlık
işte su damlacıkları, alnımda, kollarımda
işte yok oluşumdan doğan kent
hiçbir yere taşınıyorum, kendime sızıyorum yalnız
ben dediğim koskocaman bir oyuk
koltuğun üstünde, aynadaki yansıda
bir oyuk! sofrada, mutfakta, yatağımda
yaşamayı tersinden kolluyorum sanki
yetişip öne geçiyorum sık sık. sözgelimi
bir iki saatte bitiveriyor bir mevsim
iyi
bugün pazartesi mi? kapının, pencerenin durumu
salıyı gösteriyor
.
.
bazan
anılardan anılara bir yol

ve
anılardan anılara sallanan bahçe
hangi yaprağı koparsam son anı avucumda kalıyor
.
.
-ne tuhaf, biz her zaman her yerdeyiz ikimiz-
şarap içmişiz, üşüyoruz
dışarda dünya silinmiş
ikimiz ikimiz ikimiz
böyle birkaç defa ikimiz
sonra ki bir fotoğrafa dönüşüyor her şey
nasılsa
sarı emmiş, mordan çekinmiş, kahverengi bir fotoğrafa
sahi, kalınca bir şeyler giyinmeliyim ben
üşümüyorum da
.
.
edip cansever

İzmirin Akşamları


izmirDenizlerin rüzgârı denizlerin,
Gelir vurur kızların bacaklarına.
İzmir’in akşamları İzmir’in,
Herkes saadetini düşünür.

Öpülmez ki denizlerin rüzgârı,
Kolay kolay öpülmez ki.
Bir kaçar bir de durur
Kadınlar gibi.

Denizlerin rüzgârı denizlerin,
İnsan unutur yalnızlığını.
Gemiler yelken açar uzaklarda,
Kim sevmez bu saatlerde yolculuğu.

İzmir’in denizleri koskocaman
Çocuklar uzatır ayaklarını denize.
Midye keser ayaklarını kaçarlar
Sevine sevine.

İzmir’in akşamları İzmir’in,
Nasıl sevilmez böyle akşamlar.
Bir yanar bir söner Karşıyaka’nın ışıkları,
Gün olur insanı deli eder.

İzmir’in ışıkları İzmir’in,
Barların, vitrinlerin önünde
Gemiler gelir rüzgârla dolu,
Gemiler gider ışıklar içinde.

EDİP CANSEVER

“Ölmeme Günü”


Her yıl 26 Mart gününü “Ölmeme Günü” olarak kutlayan üstadlarımız, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever ve niceleri Eski Rumelihisarı Avcılar Lokantası’na gider içki içer, sohbet ederlermiş.
Ne hoş ki : gecenin sonunda bir içki şişesi alınır, bir sonraki ‘ölmeme günü’nün tarihi atılır ve o gün geldiğinde yani bir sonraki ‘ölmeme günü’nde o içki açılır, içilir, ve gecenin sonunda bir kez daha bir sonraki ‘ölmeme günü’ için içki alınır, tarihi atılırmış.

Son ‘ölmeme günü’, 26 Mart 1985 yılında yapılmıştır. 22 Ağustos 1985 senesinde Turgut Uyar’ın vefatının ardından bir daha bu dostlar “Ölmeme Günü”nde bir araya gelmemişlerdir.

12606_491006654282735_1570253934_n Can Yücel, Salim Şengil, Edip Cansever, Tomris Uyar, Muhteşem Sünter. Sağ taraf, arkadan öne, İsa Çelik , Mehmetcan Köksal, Turgut Uyar, Dürnev Tunaseli, Nezihe Meriç, Ömer Uluç, Tunga Uyar.