Yalnız’ın Hikayesi


Gel otur yanıma. Bir hikaye yazayım “biz”e… Bir yalnızlık hikayesi. Baş kahramanları sen ve ben. Merak etme hikayemiz o kadar aksiyon dolu olmayacak. Sade ve anlamlı hikayeleri severim ben. Bol bol sessizlik olacak içinde. En önemlisi bol bol sen… Ben sana doyamayacağım bu hikayede. Öpmeye, sarılmaya, kokunu içime çekmeye, birlikte uyumaya… Belki birlikte ölürüz. Mutlu sonları severim ben dersen dudaklarından içerim ab-ı hayatı. Mahşerde aramama gerek de kalmaz. Ama gitmeler olmasın bu hikayede. Dedim ya aksiyon olmayacak. Ağlamak olabilir. Gözyaşlarından öperim o zamanlar merak etme. Zengin kız fakir oğlan edebiyatı da olmayacak bu hikayede. İkimizde zengin olacağız.. Aşk ve sevgi zengini. Gerisine bir katık ekmek yeter de artar bile. Çocuklarımız da olur istersen. Bir kız bir oğlan istemişimdir hep. Kızın adı Zeynep koysak olur mu? Erkeğe de sen isim koyarsın.. İlla bir kız bir oğlan olacak değil. Sağlıklı olsunlar,sağlıklı ol yeter… Hüzün de olacak hikayede merak etme.. Sevdiklerimiz göçüp gidecek. O zamanlar ağlayacağın bir omuz vereceğim sana. Beğenir misin böyle bir hikayeyi? Noldu sıkıcı mı geldi yoksa? O kadar iyi değildir ki kalemim. Niye asıyorsun suratını. İçinde az mutluluk mu oldu yoksa. Bu suskunluğun neden? Aa doğru ya.. Sen gideli çok olmuştu. Kusura bakma kendime bir “sen” yaratıp hikayeler yaratmak adetim oldu. Neyse bir hikaye daha anlatayım mı ne dersin?

Devrik Cümleler (Yalnız’ın Hikayesi)

UÇUK MAVİ DÜŞLER


yalnizlik_loneliness_alone_yalniz_yelkenli_deniz_agac_bankBizim düşlerimiz vardı, en azından benim. Sahilde bir kasabada emeklilik keyfi yaşayıp bahçeyle uğraşacaktım. Kıyıda köpeğimi gezdirip oynayacaktım. Birlikte bir bankta otururken dizimize battaniyeyi örtüp, sarılıp ısıtacaktık birbirimizi akşamüstü. Kışın şömine yanacaktı evimde. Sıcacık oturup bazen kahve ve sohbet, bazen TV de birlikte film izlemekle geçecekti akşamlar.

Uçup gitti o düşler karşıdaki denizin maviliklerinde. Yine kıyıda otururum ben, ama yalnız başına olur artık. Tadı olur mu bilmem ama bulurum bakacak bir derinlik ufukta. Üşümem yine de. Sıkı giyinirim, yanımda yine köpeğim olur tabii. Ona sarılıp kucaklarım arada. Düş falan kalmaz doğal olarak. Günlük yaşantının iniş çıkışları, bakkalla yapılan sohbetler, belki arada büyük alışveriş merkezlerine gidip vakit geçirme doldurur hayatımı.

Masmavi değil uçuk mavi hatırlıyorum o düşleri. Çünkü canlı değil artık hiçbiri hafızamda. Puslu… Bakınca uzaklara bilmem nerde okuduğum bir şiir geliyor aklıma.

Yine de yaşamak güzel.

Kirlendi hayalimdeki uçuk mavi
vuruldu en güzel düş martısı denizlerin
konuşmak artık bir şey anlatmıyor ey hayat
mühürle dudağımı, lâl eyle çığlığımı.
varsın sessiz çığlıklar örtsün bedenimin üstünü
en haykırdığım yerden sustur beni ey aşk
ey koşulsuz, yargısız, hesapsız. ömrümü verdiğim
ey sebebi ezam, kahrı çilem, cennetim, cehennemim
solgun bir gül gibi sustur beni.