Kaçmak


Aşk yada yaşam benzerdir aslında. Hatalarda olacaktır illaki. Nasıl sen hayatındaki hatalardan ders çıkartıyorsan yada en azından çıkartmak için çaba sarf ediyorsan, aynı şekilde aşktan / aşklardan da ders çıkartmasını bilmelisin. Dediklerini yutabilmektir hayat, bazen sadece kaçmayı düşünürken yaptığın hatalardan. Ve aşk da yaşadıklarını unutabilmektir uzaklaşmaya çalışırken cehenneminden. Eğer yeni hatalara ve yeni cehennemlere hazır olduğunu hissedersen de, düşünmeden dalmalısın derinliklere doğru. Çünkü sen insansın. Hatalardan ibaretsin, belki de zaten hatalı üretimsin. Mükemmel değilsin, olmayı da hiç düşünmemelisin. Ancak o zaman senin mükemmel olduğunu düşünen birilerine denk gelme ihtimalin artacaktır. Ve sen sen ol ona ya da onlara cehennemi yaşatmamaya çalış. Hatalarını hoşgörmeye çalış. Ve onların da en az senin kadar insan olduklarını hatırlamaya çalış, ki sana tekrar hatırlattıklarında daha rahat kurtarabilesin kendini. Kaçtığın kadar, kaçmak istediğin kadar hatalarından ve aşklarından, onların da kaçmalarına izin ver. Uzaklaşmalarına, kendilerini bulmalarına. Böyle olgunlaşacak ruhun zaman içinde, böyle olgunlaşacak ilişkilerin insanlarla.

kuşlar ve budalalar…


118Dünya üzerinde cenneti insandan ve insana yakın olan tüm canlıların dışında kalan varlıklar yaşıyorlar bence. Çünkü cehennem insanın ta kendisi. Cennet ise insan dışında kalan heryer.
.
.
Aklımı kurcalayıp duran şeyi, geceden sabaha da taşımışım. Bütün gece düşündüğüm yetmezmiş gibi sabah gözümü açar açmaz aynı şeyleri evirip çeviriyorum kafamın içinde. Çiğnenmekten çamura dönmüş sakız gibi olan düşünceyi nedense çıkarıp atmayı bir türlü beceremiyorum. Bunu düşünüp durmaktan haz alıyor olmalıyım ki vazgeçemiyorum. Tıpkı sigara gibi zarar verdiğini biliyorsun ama içmeye devam ediyorsun. Kuşlara bakıyorum. En fazla birkaç dakika uzaklaşıyorum düşüncelerimden. Bahçeye çıkayım diyorum. Güller, ağaçlar, portakal çiçekleri ne salak olduğumu hatırlatsın diyorum ama yok. Bir kez düşüncenin çamuruna saplanmışsan sen elini uzatmadığın sürece hiçbirşey kurtaramıyor seni. Ben neden süreklilik arzeden saçma sapan düşüncelerin içinde yuvarlanıp durmaya bayılıyorum acaba? Fena halde canım sıkıldığından mı, hiçbir şey beni oyalayamadığından mı, bin tane şeyi aynı anda düşünmekten yorulduğumdan mı? Pek çok sebebi olabilir. Bilmiyorum aslında bilmek de istemiyorum galiba. Tek istediğim bu düşüncelerden zaman zaman sıyrılmak ve kuşlara bakarak hiçbir şey düşünmeden durmak. Dinlenmek için daha iyi bir yol bilen varsa beri gelsin…

Aydan atlayan kedi‘ ye teşekkürler