BAŞKA BİR HAYAT?


gv4ff236e2Zaman zaman çevremdeki insanların benimle olan ilişkilerinin gerçek olmadığını, aslında herşeyin bir oyun, bir tiyatro olduğunu düşündüğüm oluyor. Bilirsiniz işte, Jim Carrey’ in ünlü filmi Truman Show misali sanal bir dünyada yaşıyormuşum gibi. Bilmiyorum size de olur mu? Bize iyi davranan kişiler, sevdiklerimiz, kavga ettiklerimiz, iş arkadaşlarımız, ailemiz. Hepsi de aslında bir oyunun parçası olabilirler mi acaba?

Daha çok yalnız kaldığım zamanlarda aklıma gelen bir konudur bu. Belki de sadece yalnız kaldığımda gerçek hayatımı gözden geçiriyorum ve sadece ben gerçeğim gibi geliyor bana; diğer tüm kişiler, hareketler senaryo, çevrem dekor, kimbilir?

Ama neden kurgulansın bu oyun? Ve neden benim için planlansın? İnsanlarla ilişkilerimi ben değil, başka bir güç mü düzenliyor ki? Daha önemlisi, benimle ilişki içinde olan insanlar bunun farkında mı, biliyorlar mı herşeyi yoksa? Ya da bu bir paranoya mı?

Sorular, sorular. Belki de her insanın kafasından geçen garip hezeyanlar. Gel gelelim, bunun hiç de hezeyan olmadığını düşündürecek birşey de var. Evet benim dışımda bir kurgulayıcı, gerekli yerlerde müdahale edip oyunu yöneten bir güç var. Adına Tanrı, Allah, Rab, ne derseniz deyin, tüm dinlerde milyarlarca insanın inandığı bir yüce planlayıcı. Üstelik kitaplarında “evet ben planlıyorum, ve ben müdahale ediyorum, yönetmen benim” diyen bir güç.

Eğer ki diğer insanlar da her birey için ayrı olduğu gibi, oyunun sadece benim için planlanmış kısmında kendi üstlerine düşen rolü oynadıklarını biliyorlarsa, evet işte hezeyan değil bir gerçek olduğu ortaya çıkıyor savımın.

Tabii keşke bu kadar basit açıklanabilse, ve insan bu kadar rahatça kabullenebilse bu açıklamayı. Dinler acaba bu gereklilikten, insanların kendi paranoyalarını açıklama ihtiyacından mı ortaya çıkmış? Daha da ötesinde, ben başka insanlar için düzenlenmiş oyunların parçası olarak üstüme düşen rolü mü oynuyorum? Ya da yeterince iyi oynayabiliyor muyum?

Hepsinden önemlisi, birgün ben de bütün bunların bir oyun, bir düzmece show olduğunu anlayıp gerçek dünyayı ve yönetmen ile ekibini görebilecek miyim?

Kadercilik denen şeyde tam bu değil mi? Truman Show’ u bir kere daha izlemeli insan. Biraz daha düşünmeli bu konu üstünde. Bir oyun? Kimbilir?

O’ nun adıyla


270861_456214537797570_1045433711_nFakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş…

Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece ‘ALLAH ’ diye cevap ver.” demiş.

Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan“ALLAH ” demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla “ALLAH” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş.

Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. “Kimsin?Derdin ne? Ne istersin?” demiş ise de, genç, padişaha karşı da “Allah” demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış.

Derviş akşam gencin yanına gelmiş. “Padişah sana “Kızımı vereyim” diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!” diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: “Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim.” deyince,

Genç, dervişin şaşkın bakışları altında “Yok” demiş. Artık onu da istemiyorum.

Ben başka birisinin hatırı için ALLAH dedim, ALLAH devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi.

Eğer O’ nun hatırı için ALLAH deseydim kim bilir ne olurdu?

Ben bundan böyle O’ ndan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.”demiş.