Bir yazarın gözünden “kadın” analizi

Posted on Updated on


Kadınlar, sevgili olmayan/olmayacak erkekleri diğer kadınlar ile anlaşamıyorum kisvesi altında hayatlarına sokarlar. Gariban erkek, hayatlarına girer. Girmemesi güçtür. Altını çizerek, tekrar ama tekrar söyleyebileceğim bir şeyi yazıyorum; erkekler kadınlardan daha duygusaldır. Kadınlar kedi sevmeyi, battaniye altında üşümeyi, soğuk havada cam kenarında kahve içmeyi sevdikleri için ağlamayı duygusallık sayarlar, zannederler. Bu yaptıkları sadece samimiyetsiz bir klişeler görüntüsüdür. Erkek daha çok hisseder, daha çok acı çeker, daha büyük ve yüce sever, ayrıldığında daha zor unutur. Dağı delen Şirin değil Ferhat’tır. Çölleri aşan Leyla değil Mecnun’dur. Şirin ve Leyla o esnada saraydaki odalarında beklemektedirler. Olay bundan ibaret, bir erkeğin sevdiği için yapmayacağı şey yok. Kadınlar böyle değil, zoru görünce kaçar gider çoğu. İstisnaları ile tanıştım. Hepsi evli/erkek arkadaşları var. Adamlar bu kızları 15-16 yaşından affedersiniz ama kapmışlar. 10 yıldır da ayrılmamışlar. Niye ayrılsınlar ki?

Neyse efendim, bu kadınlar hayatlarındaki her şeyi erkeklere anlatıp anlatıp mutlu olurlar. Paylaştıklarını zannederler. Aslında hissettikleri içlerindeki her şeyi kusup, yalnız kaldıklarını düşünerek birine tutunma ihtiyacıdır. Erkek bunları dinlemek istemez ama yine de katlanır. Kadın hayatını erkeğe o kadar çok kusar ki, erkek bir noktadan sonra kadının hayatının bir parçası olduğunu hisseder. İstemsizce kendisine karşı duygular beslendiğini düşünmeye başlar. Her erkek düşünür.

Halbuki bunu yapmak için psikolog diye bir kavram var. 1 saat gidip aşağı yukarı 100 tl bayılıp hiç susmadan, ağzın kuruyana kadar her şeyi anlatabilirsin. Ama kadın bunu istemiyor. O erkeği istiyor. Çünkü o erkeğin ilgisine ihtiyacı var. Bunu arzuluyor, buna şiddetle ihtiyaç duyuyor. Ama istediği sadece ilgi, başka bir şey değil. “Seninle hep konuşurum, habire bir şeyler anlatırım, seni hatta özlerim. Kimbilir belki bir gün seni severim ama asla ama asla benden bir şey bekleme!! sevgilin olmam!!” der kadın. O erkeğin ilgisi önemlidir ama o erkek beyaz atlı prens kesinlikle değildir. Beyaz atlı prenslere hayat anlatılmaz, dertler, sorunlar, mutluluklar, coşkular anlatılmaz. Beyaz atlı prense sadece aşık olunur. 

Yapmayın! Bir kadın size hayatı ile ilgili gereksiz ayrıntıları anlatırsa kaçın. Çünkü %99 o kadına aşık olacaksınız ve %99 o kadın sizi sevmeyecek, siktiri yiyeceksiniz. %1 için aylarınızdan, yıllarınızdan vazgeçmeyin. Bir gün çıkar karşınıza gerçek bir kadın, kadın gibi kadın. Sizi sever, sizinle olmak ister. O zaman da tipine falan bakmayın. Sizi gerçekten sevebilen bir kadın bulursanız kaçırmayın. çünkü sevmek kolay ve rahat olanı, zira eminsiniz. Ama sevilmek çok zor, emin olmak da öyle. Olursanız anında kapın. Olasılıklar az, ihtimal düşük, hayat da zor ve gittikçe ilişkiler daha da yozlaşıp zorlaşıyor ve bu etrafında sevgili olmayan erkek arkadaş bulundurmak isteyip ego tatmini yapmak isteyen kadınların sayısı hızla artıyor.

Yazının tamamı için:Bir yazarın gözünden “kadın” analizi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s