Kapitalizmin yeni işçileri: Maymunlar ve robotlar

Posted on


istruct-1“Doğa bilimlerinin sınıfsal nitelikleri yoktur; ama onları inceleyenlerin ve onlardan yararlananların sınıfsal nitelikleri vardır ve belirleyici olan da budur.”
Mao Zedung’un bu sözleri bilime egemen gücün nasıl yön verdiğini açıklar. Gerçekten de böyledir: en ulvi, en masum görünen bilimsel çalışmalar kapitalizmin elinde acımasız bir silaha, bir sömürü aracına dönüşebilir. Bunun en bilinen örneği dinamitin öyküsüdür.

Kapitalizm sadece tamamlanan bir çalışmayı kendi çıkarı için nasıl kullanabileceğini düşünmez, aynı zamanda çalışmaları kendi çıkarları ve amaçları için yönlendirir de. Bunu yaparken de amacını genellikle gizler. Ama kimi zaman iştahı öylesine kabarır ki, amacını gizleyemez bile.

Yıllar önce Washington Post gazetesinde bir haber çıkmıştı. Haberde Mississipi’de bir çiftlikte pamukları maymunların topladığı, boğaz tokluğuna çalışan maymunların insan işçilere göre ucuza geldiği ve çok daha uzun süreler çalışabildiği belirtilip, üretim maliyetinin çok düşük olduğu anlatılıyordu. Bu haberin uydurma olduğu ortaya çıkmış olsa da, “birilerinin” aklından geçenler ortaya çıkmış oluyordu. Bu proje hiçbir zaman başarıya ulaşamadı ama yapılan maymun çalışmalarının bir bölümünün maymun işçi hedefine yönelik olduğu da bir gerçek.

Çalışmalar başarısız olsa da, yine de maymun işçi yaratma isteği sönmedi, sadece şekil değiştirerek devam etti. Bu sefer orangutan insan melezlemesi çalışmaları hızlandı. Amaç orangutan kadar güçlü işçiler yaratmaktı. Neyse ki bu çalışmalar da sonuca ulaşamadı da, kapitalizmin daha ucuz işçi umudu biraz daha ertelendi.

Bunlardan bahsederken aklıma Afrika söylencelerinde maymunların aslında konuşma yeteneklerinin olduğu ancak bunu insanlardan gizledikleri, çünkü eğer insanlar bunu öğrenirlerse kendilerini işe koşacakları korkusunun anlatıldığı geldi. Hatta bu söylenceler öyle bir boyuta ulaşmış ki, Fransa’da bir kardinalin kafes içerisinde tutulan bir orangutana “konuş, ben de seni kutsayayım, özgürlüğüne kavuş” dediği söylenir (neyse ki orangutan bu tuzağa düşmemiş). Sanırım maymun araştırmalarında bu söylencenin etkileri önemli yer tutmuştur.

Maymunların pabucunu dama attıran ise robotlar olmuştur. Mekanik insan anlamına gelen robot sözcüğünü ilk kez Çek oyun yazarı Karel Capek, 1921 yılında yazdığı bir oyunda kullanmıştı. Çek dilinde “robota” sözcüğü iş veya emek anlamına gelmektedir. Bundan sonra işçi robot düşüncesi hızla yayıldı; evde, fabrikada, akla gelen her yerde tüm işleri robotların yapacağı düşüncesi yayıldı. Tümüyle itaat etmek üzere planlanmış robotlar düşüncesi, başkaldırı potansiyeli olan maymunlardan daha çekici görünüyordu. İlginç olan Westhinghouse’ın ürettiği ilk robot olan Rastus’un zenci bir Amerikalı tarım işçisine benzeyecek biçimde tasarlanmış olmasıydı.

Hakkını aramayan, ücret artışı istemeyen, grev yapmayan işçi düşüncesi kapitalizmin en büyük hayallerinden biridir. İster maymun işçi, ister robot işçi, hiç fark etmez; bunu gerçekleştirme amacından asla vazgeçmeyecektir. Ancak o zamana kadar insan işçileri bu hale getirmeye çalışacaktır. Yapılması gereken insanlıktan çıkmamak ve robota dönüşmemektir.

Yazan: İzge Günal / bilimsoL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s