Ama ben sana hiç…

Posted on


Seni hiçliğin üzerine düşmüş bir çiğ tanesinde gördüm ilk. -berrak, soğuk ve gökyüzünden henüz düştüğün için umutsuzdun- . Yarım kalmışlığın eziciliğini kabullenen biri için çok ağırdı ruhun… varlığının varlığımla yok olmaya baş kaldırdığı geceyi Hala hatırlıyorum . . Bütün kaosun kilitlerini emip çiğnediğimiz gecedeki yegane gemimizin üstüne uzandım. Teninin yüzdüğü çarşafı okşuyorum. Yatak bir cinayet işleyecek kadar sessiz ama ben Yalnızlığımızın geride bıraktığı o gürültüden ürküyorum. Yorganın üzeri imkansızlığına bulanmış. Dokunuyorum, hâlâ bir gece sahili kadar sıcak bu kumaşın kızıllığı. Ruhunu çarpa çarpa uyudun bu gece, belli, çünkü yatak sana küsmüş, dişlerini gıcırdatıyor durmaksızın. Avuçlarımın arasında gayrimeşru öpücüklerin var o geceden kalma. Onları tenime kondurmadan ellerime kilitledim ki hiç silinip gitmesinler zamanın koyu sonsuzluğunda.
Anlatmak istiyorum, anlatıp sökmek istiyorum kalbime dolan bütün bu lanet mürekkebi. Nasıl da bakıyordun, nasıl da kanıtlıyordun bakışların can acıtabileceğini. Titrek ellerime sardığım şu altın yastıklar kadar içine çekiyordu beni, altın rengi gözlerin. Sanki kaburgalarımdaki kızıl çakıl taşını gözbebeklerine yatırabilirmişim gibi davetkârdı parıltılı irislerin. Normalde ben bu tür sevginin talihsiz tuzaklarına düşmezdim, ama beni yatağına ittiğin gün yitirdim kendimi. Ko(r)kunun mavi uçurumuna düşerken tek düşündüğüm, sırtıma değen ellerindi.
Ama ben sana hiç değmedim.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s