Demokrasi

Posted on


Katlanmak mı zor ayrılmak mı? Bunun üzerinde düşündüm saatlerce. Bir gece, karşımda oturup saatlerce içtin, ben yazı yazıyordum. Aramızdaki sessizliği(sensizliği mi yoksa) bölen tek şey, kurşun kalemimin çıkardığı hışırtı. Akdeniz kıyısında, nemli yapış yapış bir Ağustos akşamı. Gün yere yakın. Hafiften esen meltem yüzümü okşuyor. Ondan bile kıskanıyorsun, gözlerinden okunuyor.

O an fark ediyorum, aslında ne kadar çok sorunu cevapsız bıraktığımı. Ve o an karar veriyorum hiçbir sorunu cevapsız bırakmayacağıma. Sükût ikrardır. Gömleğimin üst cebinden bir sigara çıkartıp yaktım. Akşamüstüne doğru savurdum dumanını. Büyük bir gürültüyle karıştı havaya. Sigara dumanı bana her zaman atonal bir eseri andırır. Şarap ise Chopin’dir, Vivaldi’dir. Varlığını bildiğim bir sevgiyi yaşamamak beni filtreli dertlere gark ettiriyor. Yanında insan illa ki bir şeyler içmek istiyor.

O Ağustos sabahı, sen daha beni terk etmemişken çekip gittim. O zamandan beri işler hiç yolunda gitmedi. Bir tür uğursuzluk dedi anlattıklarım. Ama ben inanmam böyle şeylere. Rastlantı diye bir şey yoktur. Tanrı bile işini şansa bırakmaz. “Nereden bilirsin ki? Sen tanrıya inanmazsın bile!” deme sakın. Bilirim. Bir şeye inanmamak için, önce inanıp sonra büyük bir yanlışı görmek gerekir.

Sen beni sevmiyorsun, ben de seni sevmiyorum, artık. İşte demokrasi budur sevgilim.

Yazan Can Erdem
Yalnızlar Mektebi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s