Emekli koca sendromu (RHS- Retired Husband Syndrome)


Kocamın evde olduğunu düşününce cildimde döküntüler oluşuyor, mideme ağrı giriyor
Buna emekli koca sendromu deniyor. Sendromun belirtileri arasında, depresyon, ülser, astım ve yüksek tansiyon da var.

Japonya’da bir doktorun tespiti.. Şöyle ki;
Erkekler işe gidince kadınlar evde kendilerine ayrı bir yaşam kuruyorlar.Ancak erkek emekli olup da günlerini evde geçirmeye başlayınca kadınlar bu dipdibe’likten hoşlanmıyor, depresyon ve fiziksel rahatsızlıklar baş göstermeye başlıyor.

Japonyada yaşlı kadınların yüzde 60’ının, “emekli koca sendromu”ndan (EKS) mustarip olduğu ortaya çıktı. Söz konusu rahatsızlık, benzeri şikayetlerle kendisine başvuran belli bir yaştaki kadınları 10 yıldır tedavi eden doktor Nobuo Kurokawa tarafından keşfedildi.
Sendromun belirtileri arasında, depresyon, ciltte döküntü, ülser, astım ve yüksek tansiyon bulunuyor.Japonların “EKS” adı taktığı bu duruma “ayakaltı sendromu” diyen popüler psikiatristler de varmış.
Dr. Kurokawa, yaşlı kadınların yüzde 60’ının EKS’den mustarip olduğunu, ihmal edilmesi halinde rahatsızlığın artacağını belirterek, “Kocalar eşlerini anlamaya çalışmazlarsa hastalık tedavi edilemez hale gelebilir” demiş.

Japonların koşullarını bilmem ama bizim ülkemizde bu sendromu kadınlar yaşıyor olsa bile tedavinin kadına olduğu kadar erkeğe de uygulanması gerek.
Neden diyecek olursanız, bizim erkeklerimizin çoğunun hobisi yoktur. Garibanlar, ömürleri boyunca evin tek çalışanı olarak tüm aileye sonra da sırası geldikçe, yaşlı anneye babaya varsa bekar kız kardeşe, hatta erkek kardeşe bakmaya çalışırlar. Hobiyle uğraşacak zaman mı var? Adamcağız biraz kıpırdamaya kalksa; balığa çıkmak, arkadaşlarla maça gitmek, bir kulübe üye olmak gibi… Karşısına dikilmeyen kalmaz Allah esirgesin.
Cumartesi – pazar desen, tüm aile hep beraber bir şey yapmak için, evin babasının gözünün içine bakar. Aile büyükleri de ziyaret edilmeyi bekler.
Adama dinlenmek ya da kendine vakit ayırmak haram.
Ayrıca sosyal etkinliklere katılmak bizde tek başına erkeklere tanınan bir hak değildir. Zaten bir merakı olsa da ailede herkesin hobisine, kursuna, gezisine ayrılacak para kısıtlıdır. Evin erkeği en son düşünülür. İşten çıkınca eve gelmesi, bir şeyleri üstlenmesi beklenir.
O nedenle bizim erkeklerimiz emekli olunca ne yapacaklarını bilemez, sudan çıkmış balığa dönerler.
Onlar kadınlar gibi, arkadaş bağlamlı bir hayat da yaşamadıklarından, sinema, yemek, gezme programları yapamazlar.
Biraz tamirata ya da kendince imalata meraklı olan erkek ise etrafı dağıttığı ya da gürültü çıkardığı gerekçesiyle eşi tarafından, ayak altından kovalanır.
Bu saatten sonra dil öğrenecek, kırkından sonra da saz çalacak hali yoktur.(Şimdilerde bunu yapanlar çoğaldı)
Tek sevdikleri arada sırada akşamları arkadaşlarıyla iki tek atmaktır. O da her kesimdeki ailede genellikle ‘cıssss’ dır.

Onlar da ne yapsın? Bir kısım evde yemekle uğraşmaya, mutfakta yeni lezzetler yaratmaya kalkar, bir kısmı da kanepede yastık vaziyetinde yaşar. Bir küçük yazlık ev edinmiş olan da bahçesiyle bağıyla uğraşır.
Ne zaman ki evdeki her işe karışmaya, kırk yıllık ev kadını olan karısına akıl öğretmeye kalkar, o zaman depresyonun ‘start’ düğmesine basmış olur.
Ne var ki, dert aynı, kaynak aynı olsa da bizdeki EKS, Japonların EKS sine benzemez. Kültürlerimiz ve alışkanlıklarımız farklı olduğundan Sendrom da farklı seyredecektir.
Örneğin, emekli olunca, iş kıyafetinden bir türlü vazgeçemeyen, evde altta pijaması, üstte ceket ve gömleği ile dolaşan tiplemeler bizde çok duyulduk bilindiktir, kaşıntıya neden olmaz.
Buna karşılık, kimono üstü ceket kravatla kahvaltı masasına oturan erkek karşısında Japon kadını depresyona girebilir, cildinde döküntüler oluşabilir!
Yıllar önce öğrenci değişim programı ile Türkiye’ye gelen ve bir Türk aile yanında bir yıl yaşayan Japon gence ülkesine dönünce sormuşlar;

‘’Türkler nasıl insanlar, nasıl yaşıyorlar?’’

‘’Bir enayi çalışıyor, tüm aile yiyor’’ diye görüşünü özetlemiş.

Bizim erkeklerimizin yükü Japon’unkinden daha ağır, daha zordur yani..

O nedenle bizdeki EKS, her iki taraf için de geçerlidir ve her iki tarafın da bunalmak ve depresyona girmek için haklı nedenleri bulunmaktadır.

Hatta ben bir adım ileri gidiyor ve bizim hemcinsler – bu konuda – biraz daha hoşgörülü olabilmeli, diyorum.

Zira zavallı koca, bir uğraş bulsa, kendisini buna biraz kaptırsa:

‘’ Bizi unuttun. Ailenle hiç ilgilenmez oldun’’ ..
Eski dostlarıyla buluşsa:
‘Ne iş? Eski defterler mi karışıyor?…
Ev işlerine yardıma kalksa:
‘Yine mutfak battı’’..
Spor yapmaya başlasa:
‘Bizimki gençlik sevdasına düştü. ’’
şeklindeki klasik kadın söylemlerimize başlarız.

Kısacası bizim emekli erkek ne yapsa suç!
Evde kalsa kabahat..Sokaklara çıksa kabahat. Bir uğraş bulsa bir dert.. Bulmasa bin dert.

“Emekli koca sendromu (RHS- Retired Husband Syndrome)” için 6 yorum

  1. Tüm emekli olanlara, erkek bayan farketmez, şunu hatırlatmak lazım:
    Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz.
    İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir.

    Beğen

  2. Bence bu gerçekten sosyal bir problem.Bay bayan fark etmez insanlar emekli olunca ne yapmalı?
    Hayat neticede devam ediyor.Ben şahsım adına bu konuda bir sonuca ulaşamadım.Bence en önemli belirleyici unsur maddi güç ve sağlık.

    Beğen

    1. Haklısınız seval hanım, aslında erkeklerin sorunu, erkeklerin hatası ya da hatalı yetiştirilmelerinden kaynaklanıyor bence. Hayatın tüm olasılıklarına hazırlamaları kendilerini, ve hazırlanmaları lazım yetiştirenler tarafından…

      Beğen

      1. Maalesef şimdiye kadar çevremde emekliliğe adapte olmuş yada emekli olmadan kafasında bunu planlamış birine rastlamadım. Bazıları benim gibi emeklilikten sonra aynı işine sağlığı elverdiği müddetçe devam ediyor.Aslında bu konuyla ilgili bir danışmanlık şirketi bile kurup insanlara yardım amaçlı danışmanlık yapılabilinir.Belki bunu gerçekleştirmiş birileri vardır,araştırmakta fayda var.

        Beğen

    1. yeni jenerasyonun yaşlandığı ve emekli olduğu dönemleri de görmek lazım, bu bence çağ ile değil, psikoloji ile ilgili, hangi ulus ya da hangi çağ olursa olsun…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s